Faizde zincirleme düşüşe hazır olun!

Faizde zincirleme düşüşe hazır olun!

Not artışının ardından gösterge faiz yüzde 6.30 ile tarihi dibe vurdu. Uzmanlara göre sıra Merkez Bankası’na geldi. Piyasadaki gelişmelere göre birkaç ay içinde bankalar da kredi faizlerini gevşetmeye başlayacak…

2012 büyük çalkantılar ve kriz tedbirleriyle geçiren küresel ekonomi yeni yılı karşılamaya hazırlanıyor. Ancak 2013 yılı için de beklentiler çok parlak değil. Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin birçoğundaki sorunlar devam ederken ABD’de de “mali uçurum” tartışılıyor.

Yurtdışındaki risk algılamasının arttığı bu ortamdaTürkiye ekonomisi ise uluslararası kredi derecelendirme kurumu Fitch’ten gelen not artışının keyfini çıkarıyor. Fitch’in ardından Moody’s’ten de not artışı beklenmesi yurtiçi piyasalardaki olumlu havayı artırıyor. Nitekim bunun etkisiyle son 6 aylık dönemde Türkiye hisse senedi ve bono piyasasına yaklaşık 20 milyar dolarlık kısa vadeli portföy girişi olduğu tahmin ediliyor. Bu sıcak para bir yandan İMKB’yi coştururken bir yandan da dövizi aşağı çekiyor. Bu da TL’nin değerlenmesine yol açıyor. Ancak Merkez Bankası’nın TL’de aşırı değerlenmeye izin vermeyeceği ve bu konuda gerekli adımları atacağı mesajını verdiğini de hatırlatalım.

Bir başka önemli gelişme, daha doğrusu tarihi düşüş ise gösterge niteliğindeki tahvil ve bono piyasasında yaşanıyor. Gösterge faiz son düşüşle birlikte 6.30 desteğini kırarak 6.27’ye kadar gerilemiş durumda. Faizdeki bu tarihi dip seviye sonrası gözler Merkez Banka-sı’nın (MB) atacağı adımlara çevrildi.

Bu noktada, Merkez Bankası’nın yıl sonuna kadar yapacağı iki PPK (Para Politikası Kurulu) toplantısı olduğunu belirtelim. Söz konusu toplantılarda MB’nin hem koridorda hem de politika faizinde indirim yapacağı tahmin ediliyor.

Öte yandan, gösterge faizindeki tarihi düşüşün devam etmesi ve 2 ay bu seviyelerde kalması durumunda bankaların de harekete geçmesi bekleniyor. Kısacası önümüzdeki aylarda tüketici ve ticari kredi faizlerinin seyrinin de düşüş yönünde olacağı tahmin ediliyor. Ancak uzmanlar, bankaların kredi faizleri konusunda oldukça temkinli. Çünkü bankaların risk alma isteksizliği ve BDDK’nın yıllık kredi artış oranını yüzde 14’le sınırlandırması hızlı bir faiz indirimine gidilmesini engelleyebilir. Nitekim uzmanlar, gösterge faiz ve Merkez Bankası politika faizi düşse bile bankaların aynı oranda faiz düşürmeyeceğini savunuyor.

2 AY BOYUNCA GÖZLEYECEKLER

Garanti Yatırım Ekonomisti Gizem Öztok Altınsaç, gösterge faizin tarihi düşük seviyeye gerilemesini sadece not artırımına değil dünyadaki düşük faiz dalgasına da bağlıyor. Hatta Türkiye’nin tarihi düşüşe rağmen halen en yüksek nominal faizi veren ülkelerden biri olduğuna dikkat çekiyor. Altınsaç, gösterge faizin orta vadede yüzde 6.30’larda dalgalanacağını, ancak Merkez Bankası’nın da indirim yapmasıyla 6’yı görebileceğini tahmin ediyor. Faizin bu seviyede 2-3 ay kalması durumunda bankaların düşüş trendini takip edeceğini öngören Altınsaç’a göre tahvildeki düşüş trendi aslında Merkez Banka-sı’nın faizlerdeki aşağı yönlü adımlarının yansıması…

Strateji Menkul Değerler Fon Müdürü Bülent Topbaş da yurtdışındaki likidite bolluğuna ve düşük faiz dönemine dikkat çekiyor. Ardından da yine Altınsaç gibi, Türkiye’nin nominal olarak piyasaların üzerinde faiz verdiğini hatırlatıyor. Tahvil faizlerinin düşmesinin hem mevduat hem de tüketici kredi faizlerini aşağıya çekeceğini öngören Topbaş, Merkez Bankası’nı bekleyen zorlu göreve şöyle dikkat çekiyor:

“Zaten çok düşmüş olan tasarruf oranlarımız, eğer özel önlemler alınmazsa daha da düşebilir. Tüketici talebi finansal istikrarı tehdit eder düzeye gelebilir. MB, bu noktada kredi maliyetlerini artıracak önlemler alacaktır. Ancak faizlerin hem nominal hem de reel olarak bu kadar düşmesi ilk defa yaşanıyor. Merkez Ban-kası’nı zorkı bir dönem bekliyor.”

“MB FAİZ SİLAHINI ÇEKEBİLİR”

TEB Finansal Piyasalar Strateji Müdürü Erkin Işık, son günlerdeki sermaye girişine karşı Merkez Bankası’nın alacağı tedbirlerden birinin de faiz düşüşü olacağına dikkat çekiyor. Işık, “Sermaye girişi sürerse MB politika faizini daha da düşürebilir” diyor.

2 yıllık bono faizinde dibe gelindiğini düşünen Erkin Işık’a göre, yurtdışında bozulma olmazsa bono faizinde çok fazla değişiklik olmaz. Buna karşılık sermaye girişleri artarsa faizde daha fazla düşüş olabilir. Şu anda piyasada Merkez Bankası’nın 50 baz puanlık faiz indirimi yapacağının fiyatlandığını ifade eden Işık, bu ay ve aralıktaki son PPK toplantısında koridorun alt bandında indirim yapılmasını bekliyor. Türkiye’nin gösterge faizinde geldiği düşük seviyeyi krizdeki ülkelerle karşılaştıran Işık, İspanya örneğini veriyor:

“Aslında gösterge faizi karşılaştırmak doğru değil. Belki bizim 10 yıllık dolar cinsi eurobond tahvillerimizi karşılaştırmak gerekiyor. Bu 10 yıllık tahvillerimizin faizi ise yüzde 3.30 civarında. Örneğin, Ispanya’nın en son yaptığı euro cinsi tahvilde ise faiz yüzde 6.30’a tırmandı. Euro ve dolar farkını gözetsek bile Türkiye faizde yeni bir dönem yaşıyor.”

Erkan Kızılocak / Para

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir